HABERLER

Ben büyük ikramiyeyi kazandım, tam 18 milyon lira. Sevinçten havalara uçarak eve koştum; bu güzel haberi anneme vermek istiyordum.

Yazar: admin | 23 Haziran 2026

Ben büyük ikramiyeyi kazandım, tam 18 milyon lira. Sevinçten havalara uçarak eve koştum; bu güzel haberi anneme vermek istiyordum.😂🌹😂🌹 Daha oturur oturmaz annem konuştu:😱😱😱 “Tülay, yarın benimle notere geleceksin. Evlerin devri için birkaç belge imzalaman gerekiyor.” Şaşkınlıkla sordum: “Ev devri mi? Hangi ev? Kimin üzerine yapılacak?” Annem bana yan gözle baktı: “Bizim iki daireden bahsediyorum tabii ki. Ağabeyinin üzerine geçirilecek! Başka kimin olacak?” Donup kaldım. “Anne… İki daireyi de mi ağabeyime vereceksin? Sonuçta benim de hakkım…” Sözümü tamamlayamadan annem kaşığı sertçe masaya vurdu. “Tülay! Şunu iyi dinle. Yılmaz ailesinin malı mülkü ağabeyinindir. Senin bunlarda bir kuruş bile hakkın yok!” Cebimdeki piyango biletini sıkıca tuttum. “O zaman aynı anda şu konuyu da noterde halledelim… Yaşlılığında tüm sorumluluğu ağabeyim üstlensin.” 1 Annem bir anda ayağa fırladı, parmağını yüzüme doğrultup bağırdı: “Tülay! Sen o kadar okulu boşuna mı okudun ha? İki daire yüzünden öz anneni bile reddedecek kadar mı düştün?” Yerimden kalkmadım, ama susmadım da: “Beni önce sen reddettin!” “Ben seni nasıl reddetmişim? Seni büyüttüm, yedirdim içirdim, üniversite okuttum!” dedi ellerini beline koyarak. “Üniversite mi okuttun? Anne, üniversite harcımı öğrenci kredisiyle ödedim. Mezun olduktan sonra yıllarca çalışıp borcumu ben kapattım!” İstanbul Üniversitesi’nden kabul mektubu geldiğinde annem bana artık büyüdüğümü, okumak istiyorsam çaresine kendim bakmam gerektiğini söylemişti. Ben bütün yaz Kadıköy’de bir kafede çalışıp harç paramı biriktirmiştim. Daha elimde doğru düzgün tutamadan ağabeyim parayı gizlice alıp bahis oynadı ve hepsini kaybetti! Annem ise bunun “yatırım” olduğunu söylemişti. “Kazansaydı hepimiz zengin olacaktık. Sadece şansı kötü gitti.” Annem hâlâ öfkeyle bana bakıyordu: “Demek on sekiz yıl boyunca havayla beslendin ha? Seni ben büyütmedim mi?” “Biraz mal mülk yüzünden aileyi hiçe sayıyorsun! Senin gibi bencil birini doğuracağıma keşke odun doğursaydım!” Burnum sızladı, yıllardır içime attığım her şey bir anda boğazıma düğümlendi. “Küçüklüğümden beri bütün ev işlerini ben yaptım! Ağabeyim bir kere bile elini sürmedi!” Annem gözlerini açtı: “Hangi evde kız çocukları iş yapmaz? Erkek adama ev işi yaptırılır mı? El âlem ne der?” “Test kitabı almak için para istediğimde vermedin, ama dönüp ağabeyime internet kafeye gitmesi için para verdin!” Annem ters ters baktı: “Ağabeyin araştırma yapmak için gidiyordu! Senin neyin araştırmasıymış da o pahalı kitapları almak zorundaymışsın?” “Babam öldükten sonra dans kursumu da bıraktırdın! Ben…” Annem yine sözümü kesti: “Tülay, kör müsün? Baban öldükten sonra evde sana dans kursu alacak para mı kaldı?” Hıçkırarak ağladım: “Ama sonra ağabeyimi Avrupa kampına göndermek için elli bin lira verdin!” Annem hiç utanmadan cevap verdi: “Aynı şey mi? O erkek! Erkek dediğin dünyayı görmeli!” “Dans öğrenip ne yapacaktın? Erkek mi ayartacaktın?” “Anne! Yeter artık!”

Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇